WordPress’teki Tema Sorunu

Genel bir başlık attım gitti. Nasılsa tema sorununu yaşan bir ben değilim. Sanırım 2009 yılında başladı WordPress’i tanımam. Google ile dost olması bizleri büyüledi adeta çünkü biz Mynet ile açtığımı kişisel sitelerimize bakıp vaybe diye sevinirdik. Sayacımız sayfaya her yenilediğimizde tek tek artardı. Biz üç dört kişi girdi diye sevinirken wordpress blogu olan arkadaşlar binli rakamlarla konuşurdu. Hadi bakalım dedik ve WordPress’e adım attık. Belli bir müddet .wordpress.com uzantısı ile ücretsiz blog kullandık. Sonra ver elini .com uzantılı siteler.

WordPress Tema Sorunu Yaşamayan Kaldı mı?

WordPress’e kısa bir giriş yaptıktan sonra asıl konumuza gelelim efendim. Neydi? Tema sorunu. WordPress kullanıcıları için tema her zaman sorun olmuştur. Yenilik ise şart efendim! Yani tam istediğin gibi bir temayı elde etsen bile zaman zaman ara yüzü değiştirmek lazım ki site kendini belli etsin burada birinin olduğu görülsün. Hey ben buradayım ve blog yazıyorum desin. O nedenle biz hep tema aradık hiçbirini de beğenmedik içimize sinmedi belki de titizlikten.

WordPress tema demoları bizi hep mest etti. Evet, mest etti sadece demoları tabi. Bir insanı ilk gördüğün zamanki tavrın farklıdır, tanıdığın zamanki tavrın farklıdır ya hani işte öyle. Demo süper, kurunca pert!  Yakın zamanda kurdum ikinci premium temamı, manzara aynı. Hadi ben yapamadım diyelim iki kişiye daha verdim sonuç aynı. Madem bu kadar uğraştıracak o zaman Premium olmasının anlamı nedir bilemedim. Sonra da neden warez tema kullanıyorsun?

Asıl Mesele İçerik

Biz tema için enerji sarfederken içerikten geri kalıyoruz. Hiç kimse siteye teması güzel diye girmiyor. Zaten istatistiklere bakınca büyük bir oranın Google sonuçlarından geldiği gözler önünde. Bu da demek oluyor ki insanlar içeriğe geliyor. Kimse Google da aa bunun tasarımı iyiymiş diye görüp gelmiyor. Tabi ki de tasarım önemli ama gayet sade bir tema da hiç fena değil hani. Mesela şuanki temam ücretsiz bir tema gayet legal 🙂

Continue Reading

Neye ve Kime Göre Mütevazılık

Mütevazilik iyi bir şeydir değil mi? Evet iyi bir şeydir. Bunu herkes biliyor gayet açık ve net. Bazı insanlar mütevazidir bazıları değildir hatta tam aksinedir. Mütevazilik yerine göre tehlikeli de olabilir eğer mütevazilik kavramını o ortamdaki herkes tam anlamı ile biliyor ve mütevazi olabiliyorsa.

Mütevazilikle alakalı şöyle bir benzetme yapacağım lise yıllarımdayken koşu yarışmasına katılmıştım. Taktik şuydu hemen koşup depar atmayacağım yavaş yavaş tempolu bir şekilde koşacaktım. Depar atanlar tıkanınca ben onları sollayacaktım. Herkeste bu şekilde söylüyordu bana da mantıklı geliyordu. Ama gelin görün ki yarışma başlayınca hiçte düşündüğüm gibi olmadı. Koşu bir başladı herkes depar atıp gitti. Elbette ki yarı yolda tıkananlar olmuştur ama giden gitti 🙂

Mütevazi olmayı yaşadığımız ortamda öğrendik biz, gerçi bana kimse mütevazi ol diye tenkitte bulunmadı ama sanırım abimden kaptım bu huyu. Yeni tanıştığımız bir insanla muhabbet ederken meziyetlerimizden bahsetmiyoruz ama karşımızdaki bol keseden anlatıyor yapmadığını da yaptım diyor. Ama biz anlatmıyoruz. Nerede nasıl mütevazilik yapacağımızı bilemiyoruz. Sadece her yerde mütevazi davranıyoruz. Böyle olunca da atı alan Üsküdar’ı geçiyor.

Doğrusunu biliyor ama bu davranışımızı düzeltemiyoruz. Kendimizi bu manada karşı tarafa güzel bir şekilde yansıtamıyoruz. Aslında mütevazi olarak iyi bir şekilde yansıttığımızı düşünüyoruz ama öyle değil işte. Peki ya iş görüşmesindeysek. Anadoludaki mütevazilik sökmüyor.

Biraz küstah olmak lazım 1’e 5 katıp anlatmak lazım ki ciddiye alınasın. (Abartıyorum)

Uçmak lazım havalı olmak lazım. Kendin gibi değil de kişiden kişiye hatta cinsiyetten cinsiyete göre de şekillenmek lazım. İstanbul’da biriyle tanışmıştım. Bu arkadaşta şunu gözlemledim. Farklı insanların yanında o kadar değişiyor ki şaşırmamak elde değil. Hatta bir bayanla konuştuğunu duydum bu kibar ses bundan mı çıktı diye şaşırdım. Bu derecede de olmamak lazım diye düşünüyorum.

Mütevazilikteki gizli tehlikeden bahsetmiştim yazımın başında. Bazı insanlar da isteyerek ya da istemeyerek yapabiliyor bunu. Mütevazilik yaparken gizli bir riyakarlık yapıyor. Mütevazi insanlara ben daha da mütevaziyim deyip hava yapabiliyor. Bu da çok dikkat edilmesi gereken bir nokta.

Sonuç olarak her ne kadar ben başaramasam da zamanla ilerletiyorum ama. Nerde kime göre mütevazi olunacağına dikkat etmek lazım. Zararını görebiliyoruz. Ama şunu da söyleyeyim mütevaziye kolay kolay zarar gelmez. Çünkü o iyi niyetlidir ve her zaman onu anlayan en az 1 ama sağlam kişiye rastlar.

Continue Reading

Hepsiburada.Com’dan 27 Gün Sonra Gelen Laptop ve Aşamaları

İhtiyaçtan dolayı kendime bir laptop alayım dedim. Şirketin laptopunu kullanmaktansa kendime ait laptop kullanmayı düşündüm. Belirli bir süre boyunca kredi kartı kullanmama kararı aldığımdan dolayı ablamın kredi kartıyla hepsiburada.com’dan laptop siparişi 28 Ocak 2011 tarihinden sabah saat 07:00 civarlarında gerçekleştirdim. Ürünü almadan önce bayağı inceledim. Ürünün altında süper hızlı gönderi yazıyordu. Erken gelecek diye sevindim hatta.  Dijital ürünlere bayıldığım için beklemesi de zor oluyor tabi.

Continue Reading

Facebook Profilin Kadarsın

Her yere atlamalı. Oraya da buraya da her yerde olmalı. Oradaki seminere buradaki derneğe karşıdaki kulüpte de olalım. Hadi şuradaki konsere gidelim. Bol bol poz verelim facebook profilimiz şenlensin. Her verdiğimiz poz profillik olsun.  Her yerde ama aslında hiç bir yerde. Aktif ol hadi hadi aktif ol.

 

Çok şık ol. Bilir kişi gibi davran. İşin başından aşkın olsun. Göstermelik olsun her şey. Facebook ta gelen etkinlik davetlerine gitmesen bile kabul et. Sürekli kendimi geliştireyim uçayım ayaklarında ol. Harikasın sen dostum.

Helal her karede varsın. Herkes seni biliyor çok popülersin. Sen bir idolsün.  Online offline her yerdesin sen. Bilmesen de biliyormuş gibi davran. 3 yaptıysan 5 anlat. Burnun havada olsun. Çevrendeki dostlarını vur kır parçala hedefe odaklan. Başaracaksın sen.  Konuya hakim gibi davran. Bol bol eleştir. Facebook’ta herkesi arkadaş olarak ekle. Yeterli sayıya ulaşınca seni ekleyenleri beklet arada bir girdikçe kabul edersin.

Continue Reading

Keşke.

O avuç içlerin kalsın tertemiz,
Dokunamadığım güzellikler kadar aydınlık,
Kirlenmesin umut kandilleri yakan ellerin,
Kal,dur! aynı halinle,
Büyüme ne olur, içimde ki çocuk.

Keşke çocuk kalsaydık, dizimizdeki yarayı büyük bir acı sansaydık…

Continue Reading