Bireyin Yaşadığı Yeni Sorunsal Olarak “Siberhondrik”

 

İnternet insanların bilgiye kolay bir şekilde ulaşabilmeleri için hayata geçirilmiş bir teknolojidir. Teknoloji ise teknik yani tecrübelerin bir araya gelerek kamusallaşmasıdır. Gelişen teknoloji ile birlikte internet hayatımızın bir parçası olmuştur. Haber, alışveriş, video, sohbet gibi birçok ihtiyacımız bir tık yakınımızda hatta cebimizde olabilmektedir. Hayatımıza bu kadar nüfuz eden internet elbette ki bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada bireyin yaşadığı herhangi bir rahatsızlık söz konusu olduğunda ilk başvurduğu araç arama motorları olmaktadır. Yapılan incelemeler doğrultusunda takıntı haline gelen bu araştırma güdüsünün çocukluktan, yapılan mesleğe kadar nedenleri vardır. Yeni medya kavramı ve Siberhondrik ile ilişkisi üzerine yapılan incelemelerle birlikte Literatür taraması ve mülakat ile denekler üzerinden bulgular elde edilmiştir. Edinilen bulgular doğrultusunda siberhondrik hastalığı için 5 aşama belirlenmiştir. Çocukluk Süreci, bilinçli internet kullanımı, yaptırım gücü, mesleki etki, yeni medya hastanesi. Bu aşamalar tek tek açıklanıp sonuca bağlanmıştır.

Sürekli gelişen teknoloji ile birlikte internet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Cep telefonu ile birlikte ise her anımızda artık internet yanımızda olmuştur. Mobil uygulama kullanım oranları her geçen gün artmıştır. Hayatımızın her anında bulunan internet bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın konusu “siberhondrik” yani bireyin yaşadığı herhangi bir rahatsızlığı büyütüp hemen internet üzerinden araştırma yapıp yaptığı araştırmaya inanmasıdır. Yaşamın her alanında aktif olarak kullandığımız teknoloji içerisinde ister istemez çeşitli internet hastalıkları gözükmüştür. Toplumda çok yaygın değilmiş gibi görünse de bu hastalıklara sahip insanların sayısı gün geçtikçe artmıştır. Bununla birlikte, bu tarz hastalıklara yakalanan insanların çoğu hastalıklarını kabul etmiştir. Bu makalemizde literatür taraması ve mülakat tekniği ile siberhondrik incelenecektir.

İnternet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. Türkiye’de internet, ilk defa 1993 yılının Nisan ayında Orta Doğu Teknik Üniversitesi laboratuvarlarında kullanılmaya başlanmıştır. İlk defa o bağlantı sayesinde CNN, BBC gibi ilk kurulan web sitelerine bağlanmaya çalışılmıştır. 12 Nisan 1993 yılında TÜBİTAK-ODTÜ (TR-NET) işbirliği ile Türkiye global internete bağlanmıştır. 64 kbit/san hızındaki bu hat ODTÜ’den uzun bir süre ülkenin tek çıkışı olmuştur. Daha sonra Ege Üniversitesi (1994), Bilkent (1995), Boğaziçi (1995), İTÜ (1996) bağlantıları gerçekleştirilmiştir. Türk Telekom’un 1995 yılında açtığı ihale ile bir konsorsiyum tarafından oluşturulan TURNET 1996 Ağustos ayında çalışmaya başlamıştır.

“1 Haziran 1996’da TÜBİTAK’a bağlı bir enstitü olarak ULAKBİM kuruldu. ULAKBİM; Eğitim ve araştırmadaki sorunların ülke genelinde çözümüne yardımcı olacak ve Türkiye araştırma dünyasını geleceğin elektronik ortamına hazırlayıp taşıyacak bir altyapıya olan gereksinimi karşılamak üzere; TÜBİTAK TR-NET proje ekibinin eğitim ve araştırma alandaki görevlerini ve Türkiye Üniversiteler ve Araştırma Kurumları Ağı’nın (TÜVAKA) işlevlerini devralmıştır” (Ulaknet Tarihçesi: 2017).

ULAKBİM’in temel görevlerinden biri en yeni teknolojileri kullanarak Türkiye çapında tüm eğitim ve araştırma kuruluşlarını birbirine bağlayacak Ulusal Akademik Ağ (ULAKNET) adıyla hızlı bir iletişim ağı kurmak ve bu ağ aracılığı ile bilgi hizmetleri vermektir (Parlak, 2015:30).

TÜİK, Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre 2017 yılı Nisan ayında hanelerin %80,7’si evden İnternete erişim imkânına sahip oldu. Bu oran 2016 yılının aynı ayında %76,3 idi.
Toplam
 Total
Erkek
Male
Kadın
Female
Sağlıkla ilgili bilgi arama (yaralanma, hastalık, beslenme, vb.) 69,6 65,2 75,1

TÜİK, Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması 2017 Ocak, Şubat ve Mart internet kullanım analizi verilerine göre internet kullanıcılarının 69,6 sı sağlıkla ilgili bilgi araması yapılmıştır. Kadın katılımcılardan %75’i, erkek katılımcılardan %65,2’si sağlıkla ilgili bilgi araması (yaralanma, hastalık, beslenme, vb.) yapmıştır. Bu oranlar internetin, dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık konusunda bilgi paylaşımı, hasta bireylerin yanı sıra sağlıklı bireylerin de bilgilendirilmesi ve eğitilmesi amacıyla kullanılabileceğini düşündürmektedir.

Not: Makale bir dergide yayınlanacağı için yayından kaldırılmıştır.

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.