
Yeni Medyacıların programı dahilinde Uğur Özmen’le yapılan workshop a geçte olsa katılma imkanı yakalamıştım. Uğur Özmen’in söylediklerinden aklımda kalan şey şu olmuştu. Ben projeyi değil müşteriyi soruyorum. Bana müşterini tanımlaydı. Şimdi bakıyorum da hiçbir şey için butigim.com’da yaşadıklarım başlangıçtaki ile aynı değil.
Kullanıcıyı o kadar iyi tanımak gerekiyor ki bazen yok artık bunu da mı belirtmeliyiz dediğiniz şey bir çok kullanıcıyı alışverişten çeviren en temel konu olabiliyor. Web sitemizde kargonun ücretsiz olduğunu belirttik. Birkaç yere de “Kargo Ücretsiz” diye belirttik. Ama gelin görün ki kullanıcıların çoğu telefon edip kargo ücretsiz mi diye soruyor. İlle de teyit etmek istiyor. Bir keresinde butigim.com’u reklamlarından gören bir bayan arayıp ben sitenizi gördüm de sipariş vereceğim gerçek mi diye telefon ediyorum dedi. Geçtiğimiz günlerde kocaman bir telefon numarası ekledik siteye “Canlı Destek Hattı” şeklinde. Ummadığımız bir şekilde bir bayan telefon edip sipariş vermek istiyorum ama ben üyelikten falan anlamam bana yardımcı olur musunuz dedi. Hanımefendiye hemen yardımcı oldu arkadaşlar. Bu durum hemen yeni fikirleri ve yeni reklam çalışmalarımızın yönünü belirledi.
Kullanıcı siteye giriyor, ürünleri beğeniyor, ama güvenemiyor. Neden mi? Yeni bir site kredi kartı bilgilerimi neden vereyim? Ya dolandırılırsam mantığıyla yaklaşıyor. Ve müşterilerin büyük bir kısmı bu şekilde düşünüyor. Kargo firmalarından pek tavsiye edilmediği için kapıda ödeme seçeneğini aktifleştirmemiştik. Kullanıcıların %80’inden fazlası kapıda ödemeyi tercih ettiği için dün kapıda ödeme seçeneğini de aktifleştirdik. Aslında anlatılacak çok şey ver ileride vakit buldukca paylaşacağım hepsini. Bakalım bundan sonra ne gibi durumlarla karşılaşacağız.

