
Yanılmıyorsam yaklaşık 3 yıl önce Kadıköy’de web tasarım kursuna gidiyordum. Kadıköy rıhtımın oradan denizi seyrettiğim günler geldi aklıma. Ne çömezmişim o zamanlar ya. Belki şimdide çömezim ama o zamanlarım çömezliği bir başkaymış : )
Kadıköy, Üsküdar, Mecidiyeköy, Şirinevler, Bağcılar, Beşiktaş, Başakşehir, Bayrampaşa hepsiyle bir şekilde aşina oldum. Yıllar ne de çabuk geçiyor değil mi? Oysa ben değil miydim ilk geldiğimde bir yerden bir yere varınca sevinen. Yo yo cidden öyle Sürmene gibi şirin ama ufacık bir ilçede büyüyüp birden İstanbul gibi kazanın içine düşünce öyle hissediyor insan.
Hatta abartmıyorum İstanbul’un büyüklüğü (sadece büyüklüğünden bahsediyorum) düşünce yapısındaki bazı sınırları bile kaldırmaya yetiyor. Bu kadar da iddialıyım.
