İlamsız İcra Nasıl Yapılır?

İlamsız icra para alacağı bulunanların başvuracağı bir yöntem. Dava masrafı olmadan yapılabilecek olan bu yöntem. İcra Müdürlüğü’ne gidip icra dilekçesi temin edip ilgili gişeye teslim edip yavaş yavaş uygularken öğreneceğiniz bir süreçtir açıkçası. Avukatlardan ve memurlardan nazikçe bilgi talep etmekten çekinmeyin bu arada. Öncelikle alacaklı olarak borçluya ait birkaç bilgi sahibi olmalısınız. Özellikle TC Kimlik numarası ya da ikametgah adresi bilinmelidir. Bunları bilmiyorsanız başvuruda bulunamazsınız.

Ancak birtakım tedbirler alırsanız eğer bir şekilde gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz . Nasıl mı? Borç verilecek olan kişiye borcunuzu verirken mutlaka bir belge olmalı. Mesela EFT yapabilirsiniz. EFT yaptığınızda elinizde deliliniz de bulunmaktadır. Hele de dijital ortamlara hakimseniz internet bankacılığı ile gönderdiğiniz EFT’nin dekontunu mailinizde bir kenara koyuverirsiniz. Unutmadan EFT yaparken açıklama kısmına borç olduğunu mutlaka yazın.

Diyelim ki elimizde dekontumuz var. Bundan sonra İcra Müdürlüğü’nde dekont üzerinden ilgili bankaya dilekçe ile TC Kimlik numarası talep edilebilir. Tabi bu süreçler hemen olmuyor bir ya da iki haftada bir İcra Müdürlüğü’ne gidip gelmelisiniz. Biraz sabırlı olmalısınız ilk defa yapıyorsanız acemilikten dolayı uzun süren süreç daha da uzayacaktır. Bu süreçte ufak tefek masraflarınız çıkmaktadır tabi özellikle posta için pul masrafı gibi. Unutmadan bu masraflar şayet alacağınızı alabilirseniz alacaklıya yansıyacaktır.

Gerekli bilgilere ulaşıldı diyelim ki TC Kimlik numarası temin edildi. Artık alacaklının adresine yazı gönderilebilir. Eğer adrese ulaştığı halde borçlu belirli bir gün içerisinde itiraz etmezse borcunu kabul ettiği varsayılır ve olay sizin lehinize geçer. Bundan sonrası için borçlunun mal varlığına bakılır. Mal varlığı var ise eğer talebiniz doğrultusunda ücretini ödemeniz karşılığında icra memurları icra için incelemeye çıkar ya da borçlu sigortalı olarak çalışıyorsa maaşının belli bir oranına taksitlendirilerek el konulur maaşı yoksa eğer hesabı bloklanır para var ise aynı şekilde hesabından belli bir orana göre taksit edilir.

İlamsız İcra Dolandırıcılığına Dikkat!

Gün geçmiyor ki yeni bir dolandırıcılık yöntemi çıkmasın. Süreci basit bir şekilde sizlere yukarıda anlattım. Birinden alacağınız olmalı ki o kişiye ilamsız icra takibi yapabilesiniz. Borcu olmadığı halde ilamsız icra takibi yapıp olmayan borcunu talep etmek isteyen dolandırıcılar da olabilir. İnternet üzerinden birkaç kere bu konuya rastladım. Bir gün borçlu olduğunuza dair size bir yazı gelirse sakın görmezden gelmeyin. Hemen ilamsız ödeme emrine itirazda bulunan eğer bulunmazsanız borçlu olduğunuzu kabul etmiş varsayılırsınız. Durduk yere başınız ağarmasın dikkat edin.

Continue Reading

Cengiz Küçükayvaz,”Tiyatro Gösteriş Yeri Değildir”

Küçükçekmece Belediyesi Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde sahnelenen “Düş Yakamdan” adlı komedi oyunu sonrası konuşan ünlü sanatçı Cengiz Küçükayvaz, özellikle gençlere yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

kc_cengiz_kucukayvaz_alay_onay (1)

Türk Tiyatrosu Güzel Bir Yere Gidiyor

Türk tiyatrosunun güzel bir yere gittiğini belirten Küçükayvaz, “Artık çok daha farklı türler sahnelenmeye başladı. Geleneksel kıstasları temel alarak hareket eden tiyatro çalışmaları olduğu gibi çok yenilikçi modern deneysel tiyatro çalışmaları da koşut olarak ilerliyor o yüzden de güzel bir noktada ve seyirci sayısı artıyor” dedi.

“Tiyatro Gösteriş Yeri değil, Gösteri Sanatıdır.”

Gençler için önemli tavsiyelerde de bulunan Küçükayvaz “İstemeleri gerekiyor. Eğer istiyorlarsa yapsınlar. Sadece bir heves veya çok değişik bir meslek dalı gibi görüp gösterişle gösteriyi birbirinden ayırsınlar” diyerek, tiyatronun bir gösteriş yeri olmadığını bir gösteri sanatı olduğunu belirtti.

Küçükayvaz, tiyatronun bir atlama taşı olarak görülmemesi gerektiğinin de altını çizerek, tiyatronun çok uzun ve zor yol olduğunu, bu yolu aşabileceklerini düşünüyorlarsa yapmaları gerektiğini vurguladı. Küçükayvaz, “Birçok televizyon sanatçısı kolay bir şekilde yetişebilir ama gerçek anlamda bir tiyatro sanatçısının yetişmesi için çok emek gerekiyor. O yüzden de önce istemeleri lazım” dedi.

kc_cengiz_kucukayvaz_alay_onay (5)

 “Herkesin içinde gizli bir yetenek vardır’’

Küçükayvaz, kendi yeteneğinin ortaya çıkmasını ufak yaşlarından itibaren okumuş olduğu kitaplar, bir şeyleri taklit etme isteği ve abisinin yönlendirmeleri olduğunu belirterek, “Bu mesleği yapmak isteyen ya da istemeyen insanlar bile bir an kendi yeteneklerinin farkına varıp bunu harekete geçirecek bir çalışmanın içine geçebilirler. Bu birden de olabilir zamanla da olabilir. Herkesin içinde gizli bir yetenek vardır. Önemli olan; bu yeteneğin ortaya çıkartılmasıdır” dedi.

kc_cengiz_kucukayvaz_alay_onay (6)

Küçükayvaz, en acı olayın kendi yeteneğinin farkına varıp da bunu insanlarla paylaşmayan ve ortaya çıkartmayanlar olduğunu belirterek “O çok acı bir şey. İnşallah hiç kimse böyle bir duruma düşmek istemez” diyerek, sahnenin kendisi için “soluk almak” olduğunu ifade etti.

Küçükayvaz, Cengiz Küçükayvaz denince akıllara enerji dolu, hareketli bir isim gelmesini ise şöyle yorumladı:
Bu yaratılışla ilgili bir şey. Tabii enerjik olduğum içinde genelde komedinin kendi kalıpları içerisinde bu dinamizme çok ihtiyaç var. Hem zaman açısından hem de komedinin hareketli yapısından dolayı vücut ritmi de ona göre hareket ediyor. Belki de komedi konusunda bu kadar çaba göstermek, uğraşmak bu enerjiyi tetikliyor. Birbirlerini destekliyor. O yüzden güzel bir şey olduğuna inanıyorum. Tabii takdir seyircilerindir. ‘’

Alay ONAY

Not: Bu haber ilk olarak kucukcekmece.bel.tr adresinde yayınlanmıştır.

Continue Reading

“Türkiye’nin Yerel Basını İstanbul Aydın Üniversitesi’nde”

İstanbul Aydın Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencileri, yetmişe aşkın ilden getirdikleri yerel gazete ve dergiden oluşan sergiyi, Prof. Dr. Atilla Girgin öncülüğünde açtılar.

Baskıların Yüzde Altmışı Yerel

Çalışmanın öncü ismi Prof. Dr. Atilla Girgin, Türkiye’de dergi ve gazete olmak üzere 7 bine aşkın baskının olduğunu söyledi: “Baskıların yüzde altmışını yerel basın oluşturuyor ancak tirajlar düşük. Bunun nedenini araştırdığımızda Anadolu Basını’nın devletten resmi ilan almak için yerel gazetecilik yaptığını görüyoruz. Bunu kamuoyuna sunmak istedik.”

Prof Dr. Atilla Girgin’in verdiği Yerel Basın dersinin bir projesi olarak başlayan çalışma, 25 kişilik bir ekip tarafından tamamlandı. Açılış konuşmasında Yrd. Doç. Dr. Olcay Uçak sergi ile ilgili olarak, “Bende ilk iş deneyimimi yerel bir gazetede yaşadım, çok güzel bir sergi gerçekleştirilmiş,” dedi.

 “Uluslar arası Bir Kimliğimiz Var”

Türkiye’nin dört bir yanından getirilen 560 gazeteden oluşan serginin büyük çoğunluğunu Anadolu Basını oluşturuyor. Projede çalışan gazetecilik bölümü öğrencisi Asker Avşar serginin amacıyla ilgili olarak, “İstedik ki Türkiye’nin her şehrinden gelen öğrencilerimiz, burada kendi yörelerinin gazetelerini görsünler. Bununla birlikte üniversitemiz sadece Türkiye’nin üniversitesi değil. Uluslararası bir kimliğimiz de var. Bu yabancı öğrencilerimizin de ülkemizdeki yerel basının ne kadar gelişmiş olduğunu, baskı tekniklerini, haber tekniklerini, haberlerimizin ne kadar renkli olduğunu, renklerimizi görmelerini istedik. ‘Türkiye’nin Yerel Basını İstanbul Aydın Üniversitesi’nde’ sloganını duyurmak asıl amacımızdı,” dedi.

İletişim Fakültesi öğrencilerinin ve iletişim alanında çalışan isimlerin yoğun ilgisini gören sergi 6 Mayıs tarihine kadar İstanbul Aydın Üniversitesi Halit Paşa Kampüsü’nde ziyaret edilebilir.

İAÜ/ Alay ONAY

Continue Reading

Çelik, ‘’Zamanı İyi Kullanın’’

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin düzenlemiş olduğu “Habercilikte Fark Yaratmak” adlı söyleşi programının konuğu Posta Gazetesi yazarı ve CNN Türk Program sunucusu gazeteci Hakan Çelik oldu.

İstanbul Aydın Üniversitesi Halitpaşa Yerleşkesi’nde “Habercilikte Fark Yaratmak” adlı söyleşiyi gerçekleştiren Çelik, meslekte İstikrarın çok önemli olduğuna vurgu yaparak, ‘’23 yıldır TRT Radyo’da program yapıyorum. Eskiden bir konuyu çok iyi bilmemiz gerektiği söylenirdi. Şimdi ise bir konuyu bilmemiz yeterli değil birçok konuyu çok yakından takip etmeliyiz. Hayatla her anlamıyla ve bütün boyutlarıyla ilgilenmemiz gerekli. İyi bir haberci olmak için hukuk, ekonomi, dış politika gibi konuları bilmek gerekir. Mühendislik okumadım ama mühendislikle alakalı bir konuyu oturup tartışabilirim. İlgi ve meraklı olmalısınız değilseniz işiniz zor’’ diye konuştu.

‘’Bir Konuyu Bilmiyorum Deme Şansımız Yok’’

25 yıllık gazeteci olduğunu da dile getiren Çelik ‘’Daktilo gazeteciliğinden geliyorum. Bir fotoğrafı bir yere göndermek bazen bir gün sürerdi. Kanallara programlara ücretsiz olarak erişimimiz var lütfen bunları iyi kullanın. Türk insanının en önemli problemlerinden biri zamanı kötü yönetmektir. Lütfen bir yere zamanında gidin arkadaşlar. Randevunuza tam zamanında gidin. Fark oluşturun.

Artık bir konuyu bilmiyorum deme şansımız yok. Çünkü çok büyük bilgi havuzu mevcut. Zaman çok hızlı geçtiği için zamanı çok iyi değerlendirmemiz gerekli’’ dedi. Yabancı dil konusunun önemini de anlatan Çelik, mutlaka yabancı bir dil öğrenmeli diyerek, konferansa katılan yabacı uyruklu öğrencilerle konuştu.

‘’Bilginin Kutsallığına İnanıyorum’’

‘’Hepimiz rekabet ortamındayız. Türkiye’de yaş ortalaması otuz sizin yaptığınız işi yapmaya çalışan o kadar çok insan var ki.  Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve ODTÜ gibi üniversitelerin öğrencileri ile rekabet etmek zorundasınız’’ diyen Çelik daha sonra şunları söyledi:

‘’İlgi alanlarınızın spektrum olarak genişliği sizin entelektüelliğinizi ortaya koyar. İlle de hukuk mezunuyuz diye avukatlık yapmak zorunda değiliz. Üniversiteler sadece belli bir misyon sağlıyor. Gerisi tamamen size bağlıdır. Türkiye çok kalabalık bir ülke. Yaptığınız iş ne ise onu en iyi şekilde yapmalıyız ya da başka birinin yapmadığı bir işi yapmalıyız. Çalışmak lazım merak etmek lazım.’’

‘’Haber Varsa Bu Haberi Vereceğiz, Gözardı Edilemez’’

Konferans sonunda üniversite öğretim üyelerinin “Gündemi nasıl belirliyorsunuz? Haberleri seçiyor musunuz ya da siz mi gündem oluşturuyorsunuz?” sorularına muhatap olan Çelik, “Haber varsa bu haberi vereceğiz. Göz ardı edilemez. Hükümete yakın ya da uzak bir şekilde habere devam edilir. Sabah gazeteye koyduğunuz bir haber artık bir önceki gün çıkıyor. Ertesi gün konuşturmak istiyorsa eğer gazete kendini, bir fark oluşturmalı’’ diye cevap verdi. Konferans İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Pr. Dr. Atilla Girgin’in plaket takdimi ile sona erdi.

İAÜ/ Alay ONAY

Continue Reading

Yandex ile Tanıştık!

Yandex Facebook sayfası üzerinden Seninle tanışmak istiyoruz!  Dedi ben de tabiî ki dedim ve iletişim formunu doldurdum. Geçtiğimiz Cuma günü Yandex için GFK Türkiye’ye gittim. Aslında ilk etapta bu duruma bozuldum çünkü tanışalım mı diyen Yandex’ti ama beni arayan Gfk Türkiye’ydi. (Yandex adına aramış olsalarda). Hiç olmazsa Yandex’te yapılabilirdi bu görüşme.

Bu görüşmeye neden mi gittim. İlgi alanım olduğu için. Yandex olduğu için. Kullanıcının hangi hareketlerini merak ettiklerini merak ettiğim için ve nasıl sorularla karşılaşacağımı öğrenmek istediğim için.

İki kişiyle birlikte sohbet havasında Yandex üzerine konuşmaya başladık. Gayet samimi içten sorular olunca cevaplarımda aynı şekilde oldu. GFK Türkiye’den Deniz Hanım her açıklamamda bana neden sorusunu yöneltiyordu. Bir yerden sonra anlattığım her şeyin sonunda neden yaptığımı otomatikman açıklamaya başladım. Bu görüşmede kilit soru nedendi. Birçok internet aracını kullanırken kendime neden sorusunu sormadığımı fark ettim bu arada. Bazı nedenlerin cevabını bilmiyorum. Ancak bilmiyorum desem de konuştuğumda söylediğim gibi mutlaka vardır psikolojik bir açıklaması dedim.

Konu Yandex olunca Google’dan söz etmemek mümkün değildi tabiî ki. Yandex ve Google konuşulunca Google’ın zihnimize inanılmaz bir şekilde nüfuz ettiğini bir kere daha anladım. Kullanım kolaylığı, ekstra özellikler de yetmiyor. Bir ürün için marka değeri de çok önemli. Ve birçok kullandığımız uygulama mutlaka daha iyi, daha hızlı vs. ancak bunda dış etkenler de çok önemli. Yani Google ya da Facebook bugün kendi çevremiz tarafından kullanılmasaydı bizim için eskisi kadar değerli olmayacaktı

Marka bilinirliği ve marka değeri hakkında Google ve Apple’da sürekli bir çalışma yapılıyor. Haklarında sürekli haberler çıkıyor. Medyada çıkan asparagas ya da doğru haberler bilinç altına yerleştiriliyor. En güvenilir firma olan Google haberleri ya da İphone’ın bir modeli çıkmadan önce hakkında iddia edilen  özellikler şeklinde çıkan haberler gibi. Bu haberlere benzer birçok örneğe rastlayabilirsiniz. Bunların birçoğunun bilinçli olduğunu düşünüyorum. Facebook hayatıma bu şekilde girdi benim. Google için hep güvenilir bir şirket olduğu hakkında yapılan haberler zihnimde yer etti. Hem zihnimde yer etti hem de bunu kullanarak gördüm. Yandex için de bu ve buna benzer haberler olabilir önerisinde bulundum. (Tabiki asılsız haberlerden bahsetmiyorum. Hakkını verdiği özellikleri için)

Gerçekten bazı detaylar gözden kaçınca çok büyük açıklar çıkıyor ortaya. Örneğin GFK Türkiye’de hareketlerimizin kayıt edilmesi için Yandex tarafından bir laptop verilmiş. Oradaki kişiler her ne kadar da Yandex adına benimle görüşüyor olsalar da. Aslında benim için Yandex oradaki bilgisayardı. Yandex teknoloji firması Rusya’nın en büyük arama motoru ama tahsis ettiği laptop eski model bir laptoptu. Benim kişisel bilgisayarım bile ondan daha iyiydi. En azından daha iyi görünüyordu. Şimdi söylemeden edemeyeceğim ama Google böyle bir uygulama yapmış olsaydı oraya son model bir bilgisayar koyardı buna eminim. Nasıl emin olabiliyorsun sorusunun cevabı ise bilinçaltıma daha önceden verilen “Google en iyisini yapar” cümlesinde.

Bu arada pazar araştırma şirketlerinin önemini de algılamış oldum. Çok farklı ve benim için ilgi çekici bir alan doğrusu. Bu görüşmenin her iki taraf için de verimli olduğu kanaatindeyim. Başta Yandex olmak üzere GFK Türkiye’ye teşekkür ederim.

Continue Reading